| Bölge / Ülke | Tahmini LGBTİ+ Oranı | Kaynak | Yıl |
|---|---|---|---|
| ABD | %7,6 | Gallup | 2023 |
| İngiltere | %6,5 | ONS | 2022 |
| Almanya | %4,8 | DALIA Research | 2022 |
| Fransa | %4,5 | IFOP | 2021 |
| Brezilya | %4,2 | Datafolha | 2022 |
| Türkiye | %2,1 – 3,4 (Tahmin) | MODAR/Alan Derlemesi | 2024 |
| Orta Doğu (Ort.) | %1–2 (Gizli nüfus) | ILGA Tahmini | 2023 |
| Sahra Altı Afrika | %1–3 | Pew Research | 2023 |
| Yasal Durum | Ülke Sayısı | Notlar |
|---|---|---|
| Eşcinsel birliktelik yasal, evlilik hakkı tanınmış | 33 | Batı Avrupa, Kuzey Amerika, bazı Latin Amerika ülkeleri |
| Yasal ama evlilik hakkı yok | ~70 | Türkiye, Hindistan, Japonya vb. |
| Suç (hapis cezası) | ~60 | Birçok Afrika, Orta Doğu, Asya ülkesi |
| İdam cezası (uygulamada veya kanunda) | 11 | İran, S. Arabistan, Yemen, Nijerya (bazı eyaletler) vb. |
Kaynak: ILGA World — State-Sponsored Homophobia Report 2023
Resmi il bazlı veri bulunmamakla birlikte, sosyolojik göstergeler (dernek faaliyetleri, platform kullanımı, akademik yayınlar) belirli illerde görünürlüğün daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır:
| İl | Tahmini Görünürlük İndeksi | Açıklama |
|---|---|---|
| İstanbul | ★★★★★ (Çok Yüksek) | Beyoğlu-Cihangir ekseninde yoğunlaşma; LGBTİ+ dernek merkezi. Büyükşehir göçü etkisi. |
| Ankara | ★★★★☆ (Yüksek) | Üniversite nüfusu yoğunluğu; Çankaya ilçesi öne çıkıyor. |
| İzmir | ★★★★☆ (Yüksek) | Batı kıyı kültürü; sosyal liberallik göstergesi yüksek. |
| Antalya | ★★★☆☆ (Orta) | Turizm sektörü yoğunluğu; mevsimsel görünürlük artışı. |
| Bursa, Eskişehir | ★★★☆☆ (Orta) | Üniversite şehirleri, görece açık ortam. |
| Doğu ve Güneydoğu İlleri | ★☆☆☆☆ (Çok Düşük) | Sosyal baskı, aile/aşiret yapısı nedeniyle gizli nüfus yüksek olabilir. |
Araştırmalar, LGBTİ+ bireylerin büyük şehirlere —özellikle İstanbul'a— yönelmesinin başlıca nedenlerini şu şekilde ortaya koymaktadır:
Türkiye'de eşcinsellik 1858 Tanzimat dönemi reformlarından bu yana suç kapsamında değildir; ancak herhangi bir resmi birliktelik tanımı da yapılmamaktadır. Anayasa'nın 41. maddesi aileyi "kadın ve erkek" arasındaki birlikteliğe dayandırmaktadır.
2015 yılından itibaren İstanbul Onur Yürüyüşleri, güvenlik gerekçesiyle yasaklanmış; çeşitli kamu kurumları "genel ahlak ve aile değerlerine aykırılık" gerekçesiyle etkinliklere müdahale etmiştir. Anayasa Mahkemesi ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'nde bu yasaklara ilişkin davalar sürmektedir.
Dünya'nın başlıca inanç sistemleri, tarihsel süreç içinde eşcinselliğe ilişkin tutumlarını kutsal metin yorumları, fıkıh/teoloji geleneği ve toplumsal normlar üzerinden belirlemiştir. Aşağıda bu tutumlar akademik bir perspektifle aktarılmıştır.
İslam'ın dört ana fıkıh ekolü (Hanefi, Mâliki, Şâfi'î, Hanbelî) de eşcinsel ilişkiyi hadd veya ta'zir kapsamında değerlendirmiş; büyük günah saymıştır. Kur'an-ı Kerim'in Lût (a.s.) kıssası (A'râf 80–84; Hûd 82–83; Şuarâ 165–166; Neml 54–55) doğrudan bu meseleye delil gösterilmektedir.
Hz. Peygamber'e atfedilen hadislerde de konu yasaklanmış; tarihsel fıkıh geleneğinde cezai hükümler tartışılmıştır. Çağdaş İslam âlimlerinin büyük çoğunluğu yasak hükmünü sürdürmektedir; ancak uygulanacak müeyyide konusunda farklı içtihatlar mevcuttur.
Kutsal Kitap'ta Levililer 18:22 ve 20:13'te açık yasaklar bulunmaktadır. Yeni Ahit'te Romalılar 1:26–27 ve I. Korintliler 6:9 ayetleri de bu kapsamda yorumlanmaktadır.
Katolik Kilisesi: Eşcinsel eğilimi "kendiliğinden düzensizlik" olarak nitelendirmekte; buna göre davranışı yasaklamaktadır. Papalık belgelerinde bu tutum muhafaza edilmektedir.
Ortodoks Kiliseler: Benzer şekilde yasak hükmünü sürdürmektedir.
Protestan Kiliseler: Lutherci, Reformcu ve Anglikan kiliseler arasında önemli farklılıklar vardır; bazı liberal akımlar kısmen kabul yönünde dönüşüm yaşamıştır.
Torah'da (Levililer 18:22) yer alan yasak Ortodoks Yahudiliğin temel referansıdır ve eşcinsel ilişki kesinlikle haram kabul edilmektedir. Geleneksel Yahudi hukuku (Halaha) bu meseleyi "ağır günahlar" kategorisinde değerlendirmiştir.
Muhafazakâr Yahudilik bazı tökezleyici uzlaşılar yaşarken, Reform ve Yeniden Yapılanma akımları zaman içinde farklı tutumlar benimsemiştir. Ancak geleneksel Ortodoks çoğunluk yasak hükmünde ısrar etmektedir.
Hinduizm: Antik metinlerde ambivalan bir tutum gözlemlenmekle birlikte, geleneksel ve milliyetçi Hindu akımları karşı tutum sergilemektedir. Hindistan 2018'de eşcinselliği suç olmaktan çıkarmıştır.
Budizm: Genel olarak cinselliği "zarar vermemek" ilkesi çerçevesinde değerlendirmekte; ancak Theravada geleneği eşcinselliği beş temel ahlaki kuralın ihlali kapsamında saymaktadır.
Konfüçyüsçülük: Aile ve nesil sürekliliği merkezli yapısı nedeniyle eşcinselliğe karşı geleneksel bir tutum benimser.
İslam teolojisinde Lût kavminin helakı, eşcinsel davranışın —diğer günahlarla birlikte— ilahi gazaba yol açabileceğinin temel kanıtı olarak sunulmaktadır. Klasik tefsir geleneğinde (Taberî, İbn Kesîr, Râzî) bu kıssanın değerlendirilmesi birbirine yakın sonuçlar doğurmuştur.
Benzer anlatı Eski Ahit'te de mevcuttur: Tekvin 18–19. Bölümlerde Sodom ve Gomorra kentlerinin yakılıp yıkılması, aynı ahlaki çerçevede yorumlanmaktadır.
İbrahimî dinlerin ortak kaynağı Tevrat, insanın yaratılışını kadın ve erkekten oluşan çift üzerinden kurmaktadır (Tekvin 1:27; 2:24). Bu anlatı, İslam'da da Kur'an'la paralel biçimde yer almaktadır: "Sizi bir tek nefisten yarattı ve ondan da eşini meydana getirdi" (Zümer 6). Semavî dinlerin klasik yorumuna göre yaratılış düzeni iki cinsiyet üzerine kurulmuş; bu düzenin dışına çıkılması "fıtrat"a (yaratılış tabiatına) aykırı sayılmıştır.
Tarihsel antropoloji ise meseleyi farklı bir perspektiften ele almaktadır: Mezopotamya, Mısır ve Yunan-Roma medeniyetlerinde eşcinsel davranışın belgelendiği görülmekte; ancak bu belgelemenin normatif anlamda "kabul" mi yoksa sınıf/ritüel bağlamlı bir pratik mi olduğu tartışılmaktadır.
Muhafazakâr ve dinî perspektifli akademik çalışmalar, eşcinselliğin kurumsal tanınmasının geleneksel aile yapısı üzerinde çeşitli etkiler doğurduğunu öne sürmektedir. Bu görüşe göre başlıca endişeler şunlardır:
Öte yandan laik ve insan hakları perspektifli çalışmalar bu argümanlara karşı çıkmaktadır; ancak bu rapor, söz konusu argümanların aktarımıyla sınırlı kalmaktadır.
| Anket Sorusu | Türkiye (%) | AB Ortalaması (%) | Kaynak |
|---|---|---|---|
| Eşcinsellik toplumda kabul edilemez | 78 | 21 | Pew 2023 |
| Eşcinsel evlilik yasal olmamalı | 81 | 29 | Pew 2023 |
| Din eşcinselliği yasaklamaktadır (katılıyorum) | 84 | 38 | Pew 2023 |
| Eşcinsel bireylere yönelik şiddete tanıklık ettim | 12 | 7 | ILGA-Europe 2022 |
Dünya nüfusunun yaklaşık %56'sı İslam veya Hristiyanlık mensubudur (Pew 2023). Bu iki dinin geleneksel teolojileri büyük ölçüde eşcinsel birlikteliği yasaklamaktadır. Dolayısıyla dünya nüfusunun en az %40–50'si eşcinselliği dinî açıdan kabul edilemez bulan bir kültürel-dinî coğrafyada yaşamaktadır.
Sosyolojik saha araştırmaları, Türkiye'deki LGBTİ+ bireylerin ciddi bir gizlilik baskısı altında yaşadığını ortaya koymaktadır. KAOS GL'nin 2022 raporuna göre katılımcıların %63'ü ailesine cinsel yönelimini açıklamamıştır; %41'i işyerinde bu bilgiyi gizlediğini belirtmiştir. Bu tablo, nüfus tahminlerinin gerçek rakamın altında kalmasına zemin hazırlamaktadır.
Bu araştırma, eşcinsellik olgusunu dinî, demografik, tarihsel ve toplumsal boyutlarıyla bütüncül bir akademik perspektiften ele almıştır. Temel bulgular şu şekilde özetlenebilir:
1. Gallup, Inc. (2023). LGBT Identification in U.S. Ticks Up to 7.6%. Washington, D.C.: Gallup.
2. Pew Research Center (2023). How People in 24 Countries View Same-Sex Marriage. Washington, D.C.: Pew.
3. ILGA World (2023). State-Sponsored Homophobia: Global Legislation Overview. Geneva: ILGA.
4. KAOS GL Derneği (2022). LGBTİ+ Bireylerin Türkiye'deki Yaşam Koşulları Araştırması. Ankara: KAOS GL Yayınları.
5. SPoD Sosyal Politikalar, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Araştırmaları Derneği (2021). LGBTİ+ Bireylerin Sosyal Dışlanma Deneyimleri. İstanbul.
6. Office for National Statistics UK (2022). Sexual Orientation, UK: 2020. Newport: ONS.
7. DALIA Research (2022). Counting the LGBTQ+ Community in Europe. Berlin: DALIA.
8. Yıldız, A. & Demirci, S. (2020). "Türkiye'de Cinsel Azınlıkların Görünürlüğü: Kentsel-Kırsal Karşılaştırma." Sosyoloji Araştırmaları Dergisi, 23(2), 88–114.
9. İbn Kesîr, İ. (ö. 1373). Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm. (Çev. B. Eryarsoy, 2010). İstanbul: Dâru'l-Hadis.
10. Pontifical Council for the Family (2000). Family, Marriage and "De Facto" Unions. Vatican City.
11. MODAR – Motografi Dijital Araştırma Birimi (2024). Türkiye LGBTİ+ Nüfus Tahmini: Veri Derleme Raporu. [Bu rapor].