İslami Araştırmalar Birimi  ·  Röportaj Serisi

Nizamettin Demir Röportaj — 2

Mahşerde Azalarımızın Şahitliği & Namaz Kılınan Yerin Önemi

Nizamettin Demir - Röportaj
Nizamettin Demir — Kütüphanesinde çalışırken

Mahşerde Azalarımızın Şahitlik Etmesi

"Arz kıyamet günü (üzerinde yapılan amellere ait) haberlerini verecektir." (Zilzal: 4)
"Sonunda oraya geldikleri zaman, onların işitme, görme (duyuları) ve derileri kendi aleyhlerine şahitlik edecektir." (Fussilet: 20)

Bir hadiste bu husus şöyle izah edilmiştir: "Bir suçlu kıyamet gününde yaptıklarını inkâr ettiğinde, Allah onun uzuvlarına emir verecek ve onlar onun yaptıklarına karşı şahitlik edecekler."

Bu hadisi Enes, Ebu Musa el-Eş'ari, Ebu Said el-Hudri ve İbn Abbas rivayet etmişlerdir. (Müslim, Nesei, İbn Cerir, İbn Ebi Hatim, Bezzar.)

Birçok ayet ahiretin yalnız ruhani bir âlem olmadığını ispatlamaktadır. Yani insanlar aynı ruh ve beden ile diriltilecekler ve dünyada iken nasıl bir bedene sahip iseler, en küçük ayrıntısına kadar orada da aynı bedene sahip olacaklardır.

"O gün dilleri, elleri ve ayakları, yapmış oldukları işlere kendi aleyhlerinde şahitlik edecektir." (Nur: 24)
"Bugün Biz onların ağızlarının üzerine mühür vururuz; Bize elleri konuşur, ayakları da kazandıkları şeylere şahitlik eder." (Ya Sin: 65)
"Kendi derilerine dediler ki: 'Niye aleyhimizde şahitlik ettiniz?' Dediler ki: 'Her şeye nutku verip-konuşturan Allah, bizi konuşturdu. Sizi ilk defa O yarattı ve O'na döndürülmektesiniz.'" (Fussilet: 21)
"Siz gözlerinizin, kulaklarınızın ve derilerinizin aleyhinize tanıklık edeceklerinden sakınmıyordunuz. Fakat siz Allah'ın yaptıklarınızdan birçoğunu bilmediğini sanıyordunuz." (Fussilet: 22)

Bu konuda kesin deliller için bkz. İsra: 49–51, 98 · Müminun: 35–38, 82–83 · Nur: 24 · Secde: 10 · Yasin: 65, 78–79 · Saffat: 16–18 · Vakıa: 47–50 · Naziat: 10–14.

Kesilen Kurbanlar Sırat Köprüsünde Binekler Hükmündedir

"Kurbanlıklarınızı iyisinden seçiniz. Çünkü onlar sıratta sizin bineklerinizdir."
(Deylemi)
عَظِّمُوا ضَحَايَاكُمْ فَإِنَّهَا عَلَى الصِّرَاطِ مَطَايَاكُمْ

"Kurbanınızı büyük yapınız, zira o sırat köprüsünde binitiniz olacaktır."

Peygamberimiz (SAV)'den şöyle rivayet edilir: "Mü'minler kıyamet günü diriltilerek kabirlerinden kalktıklarında, Allah, meleklerine şöyle buyurur: 'Ey meleklerim! Sakın kullarımı yaya yürütmeyin. Onları cennet bineklerine bindirin. Çünkü onlar dünyadayken daima bineğe binmişlerdir…'"

Onların bineği ilkin babalarının sulbü, ardından analarının rahmi, dünyaya geldikten sonra ana kucağı, sonra baba kolları, büyüyüp gelişince de karada at gibi binek hayvanları, denizde gemiler, havada uçaklardı. Nihayet mü'minlerin omuzlarında taşıdıkları tabutlarla kabirlerine götürülmüşlerdir.

Hadis-i Şeriflerden Kaynaklar

1"Kurbanlarınız iyi ve semiz olsun. Onlar Sırat köprüsünde bineklerinizdir." (Deylemi)
2"Hayvanın iyi ve güzelini kurbanlık olarak seçin, çünkü o sırat köprüsünde size bineklik yapacaktır." (Deylemî, el-Firdevs bi Mesuri'l-Hitap, 1/85)
3"Hayvanın iyi ve güzelini kurbanlık olarak seçin, çünkü o sırat köprüsünde size bineklik yapacaktır." (el-Münavi, Feyzu'l-Kadir, 1/496, 1835)
4"Hayvanın iyi ve güzelini kurbanlık olarak seçin, çünkü o sırat köprüsünde size bineklik yapacaktır. Kurban kesin, zira o babanız İbrahim Aleyhisselâm'ın sünnetidir." (Buluğul Meram şerhi)

Sırat Köprüsü Hakkında

"Kıyamet gününde Cehennemin üzerine Sırat köprüsü kurulur. Bu köprüde kaypak yerler, ayakların kayıp sabit kalamayacağı kısımlar, kapanlar, demirden kelepçeler, dikene benzer kılçıklar vardır. İmanlı kişiler, amellerine göre, göz açıp kapamadan, ya şimşek gibi, ya hızla uçan bir kuş gibi, ya iyi koşan asil bir at hızıyla geçer giderler."

(Buhari, Müslim)

"Sırat köprüsünü geçmek herkesin nuruna bağlıdır. Kimi göz açıp yumuncaya kadar, kimi şimşek gibi, kimi yıldız akması gibi, kimi koşan at gibi Sıratı geçerler. Nuru çok az olan da yüzüstü sürünür…"(Taberani)
"Sırat köprüsünü şimşek gibi ilk geçenler, beş vakit namazı cemaatle kılmaya devam edenlerdir."(Taberani)
"Bana getirilen salevat, Sırat köprüsü üzerinde size nur olur."(Dare Kutnî)
"Ümmetimden biri, Sırat köprüsünde sürünerek ve emekleyerek yol alırken, bana getirdiği salevatlar onu elinden tutarak ayağa kaldırır. Böylece Sıratı geçer."(Taberani)

Namaz Kılınan Yerin Şahitliği

"Farz namaz kıldıktan sonra nafile namaz kılmak isteyen, biraz ileri veya geri, biraz sağa veya sola gitsin!"
(Ramuz)

Sünneti farklı yerlerde kılmak daha faziletli midir?

"Evet, farklı yerlerde kılmak müstehaptır. Namaz kılınan yer şahitlik edecektir. Bunun için değişik yerlerde namaz kılmak daha sevaptır. Farz kıldığı yerden biraz solda veya arkada kılmak daha iyidir." (Şir'a)

Bu şekilde yer değiştirmenin mustehab oluşunun hikmeti, Buhârî ve Begâvî'nin de ifade ettikleri gibi üzerinde namaz kılınan ve secde edilen yerlerin adedini artırmaktır. Çünkü bu yerler kıyamet günü secde eden kişinin ibadet ve secdesine şahitlik edeceklerdir.

"Arz kıyamet günü (üzerinde yapılan amellere ait) haberlerini verecektir." (ez-Zilzâl: 4)

Mü'min vefat ettiği zaman namaz kıldığı ve amellerinin semâya yükseldiği yer onun vefatına ağlayacaktır. Bu sebeple kişi her namazı ayrı bir yerde kılarak lehinde şahitlik yapacak ve ölümüne ağlayacak olan mekânların sayısını artırmalıdır.

İmamın yer değiştirmesi yalnız imama mahsus olmayıp cemaatle veya tek başına namaz kılanlar için de geçerlidir. Zira bunun hikmeti yer değiştirerek namaz kıldığına dair şahitlerin artırılmasıdır.

İmamın Namaz Kıldırdığı Yerde Nafile Kılması

"Resûlullah (s.a.) şöyle buyurdu: 'İmam, yerini değiştirmedikçe (farz) namaz kıldığı yerde (nafile) namaz kılmasın.'" [İbn Mâce, ikâme 203]

Ebû Hanife'ye göre imam, peşinden sünnet kılınacak her farz namazdan sonra yerini değiştirir. İmam Muhammed ise şöyle demiştir: "Arkasında sünnet bulunsun veya bulunmasın her farz namazdan sonra imam bulunduğu yeri terk etmelidir."

Mâliki, Şâfiî ve Hanbelî âlimlerine göre imamın farz namazı kıldığı yerde nafile namaz kılması mekruhtur. Ancak mescidin darlığı gibi bir mazeret varsa kerahet ortadan kalkar.

"Mahşerde, seccade ve yerin namaz kılana şehâdet edeceği rivâyet edilmektedir. Bunun için, ne kadar çok yere secde edilirse o kadar mahal insana hüsn-ü şehadet ederler. Çünkü öbür âlemde bütün varlıklar şuurludur ve Allah'ın dilemesiyle konuşurlar."

"Öğle, akşam ve yatsı namazlarının farzından sonra sünnet namazları olduğundan, yer değiştirmek ve namazları başka yerde kılmak sünnettir. Böylece namaz kıldığımıza başka bir yer daha şahitlik etmiş oluyor."
"Sünnetlerin evde kılınması daha faziletlidir. Hz. Peygamber: 'Evlerinizi içinde namaz kılarak nurlandırınız' buyurmuştur. 'Farzlar müstesna, kişinin kıldığı namazların en efdali evinde kaldığı namazdır' buyurulması da bu hususu desteklemektedir."