MOTOGRAFİ · BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR BİRİMİ

Faizin Bedeli: Riba Yasağının Gerekçesi ve Küresel Faiz Yükü

Faizin dinlerce neden yasaklandığı, ekonomiye ve topluma yüklediği maliyet ve devletlerin her yıl faize aktardığı kaynağın, yoksulluğu bitirmenin maliyetiyle karşılaştırılması.

Birim: Bilimsel Araştırmalar (MAB)Rapor yeri: AnkaraTarih: 2 Ekim 2026Yayın: motografi.org

Yönetici Özeti

Bu rapor faizi hedef alır ve üç soruya yanıt arar: Faiz neden dinlerin ortak çekirdeğinde yasaklanmıştır? Faiz, borçluya ve topluma hangi bedeli yükler? Devletlerin faize aktardığı kaynak, yoksulluğu bitirmenin maliyetiyle kıyaslandığında nasıl bir ölçek ortaya çıkar?

~1,0–1,2 trilyon $ABD'nin yıllık net faiz ödemesi (2025–2026)
921 milyar $Gelişmekte olan ülkelerin net faiz ödemesi (2023, UNCTAD)
318 milyar $Aşırı yoksulluğu (günlük 2,15 $) yaklaşık bitirmenin yıllık maliyeti
%14,5Türkiye 2026 bütçesinde faiz giderlerinin payı (2,74 trilyon TL)
Temel bulgu: Yalnızca ABD ve gelişmekte olan ülkelerin kamu faiz ödemeleri toplamı (~1,9–2,1 trilyon $), aşırı yoksulluğu bitirmenin tahmini yıllık maliyetinin yaklaşık altı katıdır. Bu ölçek farkı belgelenmiştir: faiz, yoksulluğun giderilmesinden çok daha büyük bir kaynağı her yıl bütçelerden çekmektedir. Faizin kaldırılmasıyla bu kaynağın yoksulluğa yönelebileceği önermesi ise "Spekülatif" düzeydedir; raporumuz bunu kabul edilebilir bir çalışma hipotezi olarak benimser (bkz. Bölüm 4.1).

1. Teolojik ve Tarihsel Çerçeve

1.1 Faiz karşıtlığı tek bir dine özgü değildir

Aristoteles parayı "kısır" sayar ve faizi doğal olmayan bir artış olarak eleştirir. Tevrat (Çıkış 22, Levililer 25, Tesniye 23) kardeşe faiz almayı yasaklar. Hristiyanlıkta I. İznik Konsili (325) din adamlarına faizi yasaklamış, sonraki konsiller ve Aquinas'ın "para bir değişim aracıdır" argümanıyla yasak laiklere de yayılmıştır. Reformasyon sonrasında ticari faiz giderek meşrulaşmıştır.

1.2 İslam'da riba

Kur'an, ribayı Bakara 275–279'da açıkça yasaklar; Âl-i İmrân 130 katlanarak artan faizi, Rûm 39 ise ribanın Allah katında artmayacağını bildirir. Bakara 279–280, anaparanın korunmasını ve zor durumdaki borçluya süre tanınmasını emreder. Hadislerde ribayı alanla verenin, yazanla şahitlik edenin birlikte sorumlu tutulduğu bildirilir.

1.3 Yasağın kapsamı: bireyden küreselliğe

İslam hukukunda riba, yalnızca tefecilikle sınırlı bir kural değil, her düzeyde geçerli bir ilke olarak okunur. Bu raporun teolojik tezi, ilkenin beş katmanda birlikte uygulanması gerektiğidir:

BireyKarz-ı hasen: borç, kazanç aracı değil dayanışma aracıdır.
Esnaf ve ticaretKâr-zarar ortaklığı (mudaraba, müşaraka) esastır.
KurumBankacılıkta sabit getiri yerine gerçek varlığa bağlı kazanç.
DevletKamu borçlanmasında faiz yerine kira, kâr payı, sukuk.
KüreselUluslararası borç ve finansta faizsiz mekanizmalar.
Yöntem notu: Bu bölüm teolojik bir hükmü aktarır; hükmün doğruluğu ampirik veriyle test edilemez. Raporun bilimsel bölümleri (3–4) yalnızca ölçülebilir iddiaları ele alır ve kanıt düzeyi ayrıca etiketlenmiştir.

1.4 Tarihsel deneyim

Mutlak yasaklar tarih boyunca ya sözleşmesel çözümlerle (Yahudi hukukunda heter iska, ortaçağ Avrupa'sında çeşitli ortaklık biçimleri) aşılmış ya da kredi arzını daraltmıştır. Bu nedenle yasağın etkisi, yalnızca hükmün kendisine değil, yerine konan kurumlara bağlıdır.

2. Faizin Maliyeti: Neyi Fiyatlar, Kime Yük Olur?

Faiz tek bir "sömürü payı" değil, dört bileşenin toplamıdır: paranın zaman değeri (bugünkü tüketimi ertelemenin bedeli), risk primi (temerrüt olasılığı), beklenen enflasyon ve işlem maliyeti. Faizsiz sözleşmelerde (murabaha marjı, kira, kâr payı) bu bileşenler ortadan kalkmaz, başka adlarla fiyatlanır.

Faizin üç yapısal sorunu. (1) Riski borçluya yıkar: alacaklı getirisini önceden sabitler, proje zarar etse de ödeme sürer. (2) Kaynağı yukarı taşır: faiz geliri sermaye sahibine, faiz gideri borçlu ve vergi ödeyene düşer; bütçelerde faiz büyüdükçe eğitim, sağlık ve yatırıma kalan pay daralır. (3) Borcu kendi kendine büyütür: faiz ödemesi çoğu zaman yeni borçla karşılanır; Türkiye 2026 bütçesinde faizlerin tamamının borçlanmayla karşılanması öngörülmüştür.

İslami finans literatürünün temel eleştirisi tam bu noktadadır: Faiz, getirisi önceden sabitlenmiş bir hak talebi yaratır ve zararı borçluya yükler. Faizsiz modelin ilkesi ise getirinin gerçek ekonomik faaliyetteki kâr ve zarara bağlanmasıdır. Kesirli rezerv, para yaratımı ve devlet garantili bankacılık eleştirileri ise faiz yasağından ayrı, para sisteminin tasarımına ilişkin tartışmalardır.

3. Küresel Faiz Yükü: Rakamlarla Ölçek

OECD ülkelerinde devlet faiz ödemeleri 2024'te GSYH'nin %3,3'üne ulaşmış ve savunma harcamasını aşmıştır. Aşağıdaki grafikler, ülke bazında karşılaştırılabilir en güncel veriyi gösterir.

3.1 Ülkelere göre net faiz harcaması

Net faiz harcaması, milyar $ (satın alma gücü paritesi)

Kaynak: OECD verileri (2025 veya son yıl); Visual Capitalist, 22 Eylül 2026. ABD'nin değeri (1.230 milyar $) ölçeği korumak için grafikte kesilmeden gösterilmiştir.

3.2 Kamu harcamasından faize giden pay

Net faiz, toplam kamu harcamasının yüzdesi

Kaynak: OECD verileri; Visual Capitalist, 22 Eylül 2026. Japonya, İsviçre, İsveç, Lüksemburg, Danimarka, Güney Kore ve Norveç'te kamu faiz geliri giderinden yüksek olduğu için net faiz negatiftir.

3.3 Borç yükü: kamu borcu/GSYH

Genel hükümet borcu, GSYH'nin yüzdesi (2025 4. çeyrek)

Kaynak: BIS kredi verileri; Visual Capitalist, 8 Eylül 2026. Türkiye'nin düşük borç oranı, faiz yükünün borç stokundan çok faiz seviyesi ve kısa vade yapısıyla ilgili olduğunu düşündürür; bu yorum tarafımızca yapılmıştır.

3.4 Gelişmekte olan ülkeler

UNCTAD'ın "A World of Debt 2025" raporuna göre gelişmekte olan ülkeler 2023'te rekor düzeyde 921 milyar $ net faiz ödemiş, 61 ülkede faiz ödemesi kamu gelirinin %10'unu aşmıştır. Küresel kamu borcu 2024'te 100 trilyon $'ı geçmiştir.

3.5 Türkiye

2026 merkezi yönetim bütçesinde faiz giderleri için 2 trilyon 741 milyar TL ödenek ayrılmış; bu tutar bütçenin yaklaşık %14,5'ine karşılık gelmektedir. Ocak–Nisan döneminde ödenen faiz 1 trilyon 133,7 milyar TL'ye ulaşmıştır.

Türkiye: 2026 aylık faiz ödemeleri, milyar TL

Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı verileri (Gazete Halk, ekonomik sınıflandırma tabloları); bütçe payı için Evrensel ve Bianet'in bütçe kanunu analizleri.

4. Faiz Harcaması ile Yoksulluğun Maliyeti

Sahoo ve Blumenstock'un makine öğrenmesiyle hedefli nakit transferi modeli, günlük 2,15 $ çizgisinde aşırı yoksulluğu yaklaşık ortadan kaldırmanın maliyetini yılda 318 milyar $ (küresel GSYH'nin %0,3'ü) olarak hesaplar. Dünya Bankası'nın yeni 3,00 $ çizgisinde maliyet %64 artar; bu da yaklaşık 520 milyar $ eder (hesaplama tarafımızdan yapılmıştır).

Ölçek karşılaştırması, milyar $ (yıllık)

Kaynaklar: Sahoo ve Blumenstock (2026) / Berkeley; UNCTAD (2025); ABD için CBO ve Hazine verileri (2026 mali yılı ~1.000 milyar $). Yıllar ve tanımlar farklıdır; karşılaştırma büyüklük sıralamasını gösterir, birebir eşdeğerlik iddiası taşımaz.

4.1 Kanıt sınıflandırması

Spekülatif düzeydeki önermeler, doğrulanmış veri olarak değil, kabul edilebilir çalışma hipotezi olarak sunulur: veriyle çelişmezler, teolojik ilkeyle ve gözlenen ölçekle uyumludurlar, ancak henüz ampirik olarak kanıtlanmamışlardır.

İddiaDüzeyGerekçe
Kamu faiz ödemeleri aşırı yoksulluğu bitirme maliyetinin kat kat üzerindedir.BelgelenmişUNCTAD, CBO ve OECD verileri ile Sahoo-Blumenstock tahmininin doğrudan karşılaştırması.
Faize giden paranın tamamı yoksulluğu giderecek biçimde yeniden yönlendirilebilir.Spekülatif · Kabul edilebilirFaiz geliri emeklilik fonlarına, bankalara, yabancı yatırımcılara akar; mevcut borç sözleşmeleri ve anapara yükümlülükleri ortadan kalkmaz. Aktarım mekanizması tanımlanmış değildir.
Mutlak faiz yasakları tarihsel olarak delinmiş veya kredi arzını daraltmıştır.BelgelenmişHeter iska, ortaçağ ortaklık sözleşmeleri, kayıt dışı kredi piyasaları.
İslami finans finansal kapsayıcılıkla pozitif ilişkilidir.Kısmen doğrulanmışBazı çalışmalar ilişki bulur; sektör konvansiyonel bankacılığa göre küçüktür ve "faizsizlik tek başına büyüme sağlar" sonucu güçlü biçimde kanıtlanmamıştır.
Faizsiz bir dünyada ürün pazarlığı ve sosyal bağlar güçlenirdi.Spekülatif · Kabul edilebilirKarşı-olgusal senaryodur; ölçülebilir bir veriyle test edilememektedir.
Karşı görüş: İktisatçıların çoğu, faizin kaynakları verimli kullanıma yönlendiren bir fiyat sinyali olduğunu savunur. Yoksulluğun temel belirleyicileri üretkenlik, kurumsal kalite ve mülkiyet haklarıdır. Faiz ödemeleri devlet bütçesinde kalem olarak azaltılsa da, borçlanma ihtiyacını doğuran açıkların sürmesi hâlinde yeni kaynak bulma maliyeti başka biçimde geri döner.

5. Sonuç ve Politika Önerileri

Faiz yasağı, yoksulu koruma ve karşılıksız artışı engelleme amacı taşır. Bugünkü veriler bu gerekçeyi güçlendirmektedir: faiz, bütçelerde savunmayı, bazı ülkelerde yatırımı aşan bir kalemdir; riski borçluya yıkar, geliri sermayede toplar ve borcu büyütür. Teolojik ilke ile ekonomik ölçeğin birleştiği sonuç şudur: faiz, ölçülebilir bir toplumsal maliyettir ve riskin adil paylaşıldığı modellerle değiştirilmesi gerekir.

Öneriler. (1) Kamu borcunda kâr-zarar ortaklığına dayalı enstrümanların (sukuk, kira sertifikası) payının kademeli artırılması. (2) Bütçede faiz yükünün sosyal harcama ve yatırımla yan yana yıllık raporlanması. (3) Borç yönetiminde vade ve kur yapısının şeffaf biçimde açıklanması. (4) Yoksulluğu hedefleyen nakit transfer programlarının faiz tasarrufundan bağımsız finansman kaynağıyla tasarlanması. (5) Faizsiz finansın makro etkilerine ilişkin bağımsız ve karşılaştırılabilir ampirik çalışmaların yürütülmesi.

Kapsam ve sınırlılıklar

Tüm dünya ülkelerinin yıllık toplam faiz ödemesini veren tek bir güncel ve ülke bazlı veri seti bulunmamaktadır. Bu raporda ülke bazlı veri OECD kapsamındadır; gelişmekte olan ülkeler toplu (UNCTAD) olarak verilmiştir. Hanehalkı ve şirket faizleri kapsam dışıdır. Bu nedenle verilen toplamlar, küresel faiz yükünün alt sınırıdır.

© Motografi Bilimsel Araştırmalar Birimi · Ankara    Bu rapor, teolojik hükümleri ve ampirik bulguları ayrı düzeyde sunar.