İllüzyonun Adı: “Umut Veren Mağlubiyet”

İllüzyonun Adı: “Umut Veren Mağlubiyet”
Tepki Ver

Fenerbahçe taraftarı bir süredir gerçek futbol izlemiyor. İzlenen şey futbol değil; başarısızlığın parlatıldığı kolektif bir illüzyon.

Bir zamanlar Chelsea’yi yenmiş bir kulübün taraftarı bugün Premier Lig’in orta seviye takımlarından Aston Villa’ya, son dört maçından sadece 1 galibiyet alabilmiş, formu düşüşe geçmiş, üstelik eksik kadrosuna rağmen kendi sahasında kaybedip bunu “başarı hikâyesi” olarak anlatıyorsa, burada futbol konuşulmaz. Burada konuşulması gereken seviye kaybıdır.

Ortada bir sistem yok.
Pres yok.
Hücum organizasyonu yok.
Set oyunu yok.

Top rakibe geçtiğinde ne yapılacağı belli değil, top kazanıldığında nereye oynanacağı da.
Gol olursa bireysel yetenekten oluyor, olmazsa “iyi mücadele” deniyor. 300 milyon Euro’luk bir takım Avrupa Ligi’nde 19. sırada. Aston Villa ile beraber kalmayı bile başaramıyor. Ama tribünlerde ve ekranlarda alkış var. Çünkü çıta artık yerlerde.

Evet, tabloya bakıldığında Fenerbahçe kâğıt üzerinde “başarısız” görünmeyebilir. Puan durumu, lig sıralaması bunu söylüyor olabilir. Ama mesele tam da burada başlıyor: Bu kulübün seviyesi sadece tabloyla ölçülemez. Ortada oynanan iyi bir futbol yok. Oyun yok, istikrar yok, gelişim yok. Herkes sadece skora odaklanmış durumda. Sonuç gelince sorunlar halının altına süpürülüyor. Oysa büyük kulüpler skoru değil oyunu konuşur. Çünkü skor geçicidir, seviye kalıcıdır.

Bugün herkes transfer konuşuyor.
“Bir iki takviye daha olursa…”
Peki o zaman sormak gerekir:
Bu takım sahaya ne çalışarak çıkıyor?

Eğer futbol transferle oynanacaksa, teknik direktöre ne gerek var? Gidin Real Madrid’i toplayın, kulübeye de bir figür koyun. Oysa bu kulüp, daha mütevazı kadrolarla daha fazlasını yaptı.

İsmail Kartal döneminde hem daha iyi futbol oynandı, hem Avrupa’da direkten dönüldü. Daha geriye gidelim, Aykut Kocaman kısıtlı kadrosuyla Avrupa’da yarı final oynadı. Prime dönemimi yaşayan Benfica’yı ezici oyunla yendi. O gün biraz şans olsa, kupa bugün müzedeydi.

Bugün daha kaliteli kadroya rağmen, Premier Lig’in biraz iyi takımına yenilip sevinen ruh hâli var. Bu sadece hoca meselesi değil. Bu, yönetim–tribün–medya üçgeninde oluşmuş bir vasat iklimi. Başarısızlığa kör, gerçeklerden kopuk bir kalabalık izliyoruz.

Ama illüzyonlar sonsuza kadar sürmez.
Elemelerde güçlü bir rakip geldiğinde, ligde son dakika golleri kesildiğinde, gerçek sertçe kapıyı çalacak. O gün geldiğinde herkes şaşıracak. Oysa şaşıracak hiçbir şey yok. Bu sonuç aylardır bağırarak gelen bir çöküşün doğal finali. Sezon sonunda kaçınılmaz gerçekle hep birlikte yüzleşme olasılığımız yüksek.

Bu teknik direktörle, bu yönetim anlayışıyla ve bu taraftar profiliyle Fenerbahçe ne ligde ne Avrupa’da başarılı olması zor görünüyor. Umarım hikayenin sonunda yanılan ben olurum.

B. Ergin Borobey

Yazar Profili
B. Ergin Borobey Yazar Tüm Yazılar

Gümüşhane doğumlu Türk senarist, yazar. Sinemacı ve Fotoğraf sanatçısı.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar