Fenerbahçe’de Sorun Saha Dışında Başlıyor

Fenerbahçe’de Sorun Saha Dışında Başlıyor
Tepki Ver

Fenerbahçe, yalnızca bir spor kulübü değil, tarihi ve temsil ettiği değerlerle Türkiye’nin en güçlü kurumsal yapılarından biri. Fakat son yıllarda yaşananlar bu kimliğin giderek aşındığını, yerini kişiler üzerinden yürüyen bir algı savaşına bıraktığını gösteriyor.

Bugün gelinen noktada asıl sorun başarısızlığın nedenlerinin sağlıklı biçimde tartışılamaması… Çünkü eleştiri kültürü yerini savunma refleksine bırakmış durumda. Daha da kötüsü bu savunma refleksi artık kulübü değil, kişileri korumaya odaklanıyor.

“Oysa büyük kulüpler kişilerle değil, ilkelerle yaşar.”

Fenerbahçe’de son yıllarda oluşan iklim, “biz ve onlar” ayrımını derinleştiriyor. Eleştiren herkes ya hain ilan ediliyor ya da karşı cephenin parçası gibi gösteriliyor. Oysa eleştiri, özellikle kötü gidişin olduğu dönemler kulüplerin kendini onarması için hayati refleks olmalı. Körü körüne savunmak, sadakat değil bir tembelliktir.

Başarısızlığın bile savunulması ise ayrı sorun… Bir takım sezonu kupasız kapattığında, sürekli dış faktörlere sığınmak, hakemler, federasyon, medya, yapı, bir süre sonra gerçeklerle bağın kopmasına neden olur… Elbette futbolda adaletsizlikler vardır. Ama her başarısızlığı dış mihraklara bağlamak, kulübün kendi iç muhasebesini yapmasını engeller. Bu da süreklilik arz eden bir kısır döngü yaratır.

Asıl tehlike şudur:

Fenerbahçe artık kurumsal bir akılla değil, duygusal reflekslerle yönetiliyor izlenimi veriyor… Oysa bu camianın gücü soğukkanlılığından gelirdi. Kriz anlarında vakarını korumasından, sesini yükseltmeden ağırlığını hissettirmesinden…

Bugün ise sosyal medya üzerinden şekillenen bir öfke dili hakim. Taraftar, kulübün doğal denetleyicisi olması gerekirken, zaman zaman yönetenleri kutsayan bir kalabalığa dönüşüyor. Bu durum yöneticilerin de hata yapma eşiğini genişletiyor. Çünkü hesap sorulmayan yerde hatalar kalıcı hale gelir.

Fenerbahçe’nin yeniden ayağa kalkması için önce zihinsel bir dönüşüme ihtiyacı var… Kişileri değil kurumu merkeze alan. Başarıyı alkışladığı kadar başarısızlığı da sorgulayan, duygusal tepkiler yerine aklı ve veriyi önceleyen bir taraftar bilinci…

Gerçek sevgi her koşulda alkışlamak değil, yanlış giden şeyler varsa bunu da cesaretle söyleyebilmektir. Sözün özü Fenerbahçe’nin ihtiyacı olan şey daha fazla bağırmak yerine daha çok düşünmek, sorgulamak ve en önemlisi yeniden kurumsal akla dönmektir.

Çünkü bu kulüp, geçici figürlerden çok daha büyüktür.

B. Ergin Borobey
Yazar/Araştırmacı

Yazar Profili
B. Ergin Borobey Yazar Tüm Yazılar

Gümüşhane doğumlu Türk senarist, yazar. Sinemacı ve Fotoğraf sanatçısı.

1 Yorum
  • Sevgi

    Bugüne kadar okuduğum en makul ve en iyi tespitler! Elinize sağlık hocam

  • Deniz

    Haklı ifadeler.. ne söylense boş :/

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar