Kent Uzlaşısı ve Arkasındaki Derin Yolsuzluklar

Kent Uzlaşısı ve Arkasındaki Derin Yolsuzluklar
Tepki Ver

Kent Uzlaşısı, Türkiye’de 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti, eski HDP) arasındaki seçim ittifakı veya işbirliğine verilen isimdir. Bu kavram, DEM Parti tarafından geliştirilmiş bir strateji olarak ortaya çıkmış ve yerel seçimlerde “kentin tüm dinamiklerinin üzerinde uzlaştığı adaylarla katılmak” anlamında kullanılmıştır.
Temel amacı, DEM Parti’nin batı illerinde (örneğin İstanbul, Mersin) aday çıkarmayarak CHP adaylarını desteklemesi ve böylece Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) karşısında muhalefeti güçlendirmektir. Bu işbirliği, seçim sonuçlarında CHP’nin %37,81 oy oranıyla birinci parti olmasını sağlamış, ancak seçimlerden sonra terör soruşturmalarına ve siyasi tartışmalara yol açmıştır.

Tarihi ve Gelişimi

Kökeni: Kavram, DEM Parti’nin 15-16 Aralık 2023’te toplanan Parti Meclisi’nde yerel seçim stratejisini belirlerken ilk kez kullanılmıştır. Parti, 10 maddelik bir açıklama yayımlayarak diğer siyasi partilerle diyaloğa açık olduğunu belirtmiş ve “Kent Uzlaşısı ile Halklar Yönetilecek” sloganıyla stratejisini duyurmuştur. Bu, DEM Parti’nin doğu ve güneydoğu illerinde kayyum atanan belediyeleri geri alma hedefini de kapsıyordu.

Uygulama: Batı illerinde DEM Parti aday çıkarmamış, CHP ile dolaylı ittifak kurmuştur. Örnekler: İstanbul Esenyurt’ta Ahmet Özer’in CHP desteğiyle seçilmesi (%49,05 oy), Mersin Büyükşehir ve Akdeniz belediyeleri. Bu işbirliği, CHP’nin İstanbul başta olmak üzere büyükşehirlerde zaferine katkı sağlamıştır.

Eleştiriler ve Siyasi Bağlam: AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ittifakı “Kandil’le (PKK) uzlaşı” olarak eleştirmiş, “kirli ittifak” olarak nitelendirmiştir. Erdoğan, Şubat 2024’te “Kent uzlaşısı diyerek Kandil’le uzlaşı arayışına girmesi, CHP’nin bu ülkeyle hiçbir ortak noktasının kalmadığına işaret ediyor” demiştir. Muhalefet ise bunu “İstanbul İttifakı” veya “toplumsal uzlaşı” olarak savunmuştur.

İlgili Siyasi Partiler ve Rolleri

DEM Parti: Stratejinin mimarı. Batı illerinde Kürt seçmenin desteğini CHP’ye yönlendirmiş, doğuda ise kendi adaylarıyla yarışmıştır. Parti, uzlaşıyı “birlikte yaşam ve yönetme modeli” olarak tanımlamış, toplumun katılımını vurgulamıştır.

CHP: İşbirliğinin mimarisi. Ekrem İmamoğlu gibi adaylar, bu destekle seçilmiştir. CHP, uzlaşıyı “kapsayıcı politika” olarak görmüş, ancak terör iddiaları nedeniyle savunma pozisyonuna düşmüştür.

AK Parti ve Hükümet: Karşıt. İttifakı PKK/KCK ile bağlantılı görerek soruşturma başlatmıştır. Savcılık, uzlaşıyı “Kürt nüfusunu batı illerinde özerklik benzeri sistemle yerel yönetimlere dahil etme” planı olarak yorumlamıştır.

2024 Yerel Seçimlerdeki Rolü

Kent Uzlaşısı, DEM Parti’nin batıdaki aday çıkarmama kararıyla CHP’nin zaferlerine doğrudan etki etmiştir. İstanbul gibi metropollerde Kürt seçmenin oyları belirleyici olmuş, ancak bu işbirliği seçim sonrası hukuki süreçlere dönüşmüştür. Örneğin, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in seçimi bu uzlaşıya dayanmış, ancak PKK bağlantısı iddiasıyla tutuklanmıştır (30 Ekim 2024’te tutuklanmış, Mayıs 2025’te tahliye edilmiştir).

Yolsuzluk İddiaları ve Detaylar

Kent Uzlaşısı, doğrudan yolsuzlukla ilgili olmasa da, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve CHP’li belediyelerdeki soruşturmalarda “terör bağlantılı” bir çerçeve olarak kullanılmış ve yolsuzluk iddialarıyla iç içe geçmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Mart 2025’te başlattığı operasyonlarda, Ekrem İmamoğlu ve 99 şüpheli hakkında “suç örgütü kurma”, “rüşvet”, “irtikap”, “ihaleye fesat karıştırma” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlamaları yöneltilmiştir. Temel bulgular, Kent Uzlaşısı’nın “terör örgütü etkinliğini artırma” amacıyla bağlantılıdır. Aşağıda, soruşturma kapsamındaki yolsuzluk iddialarını kalem kalem listeledim (kaynak: Anadolu Ajansı ve savcılık sevk yazıları):

Usulsüz İhaleler ve Fesat Karıştırma: İSPARK, Kültür AŞ, Medya AŞ ve KİPTAŞ gibi iştiraklerde ihalelerin gizli toplantılarda belirlenmesi, yan teklif veren şirketlerle hileli anlaşmalar yapılması. Kamu zararı: Yüz milyonlarca lira (örneğin, açık hava reklam üniteleri ihalesinde haksız kazanç).

Rüşvet ve İrtikap: İş adamlarından para zorla alınması, ödemeyenlere idari yaptırımlar uygulanması. Fatih Keleş ve Tuncay Yılmaz gibi şüphelilerin “kasa” rolüyle rüşvet toplaması, elde edilen paraların İmamoğlu’nun şirketlerine aktarılması.

Nitelikli Dolandırıcılık ve Hayali İşlemler: Naylon faturalar kesilmesi, hayali ihalelerle kamu zarara uğratılması. 2021-2023 arası ihalelerde yakın kişilerin şirketlerine yüksek bedelli işler verilmesi, sahte faturalarla para dolaştırılması.

Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Ele Geçirilmesi: “İstanbul Senin” uygulamasındaki verilerin reklam ajanslarına satılması, kişisel verilerin siyasi amaçla kullanılması.

Reklam ve İzin Usulsüzlükleri: Billboard, megalight ve üst geçit reklamlarında yasa dışı izinler verilmesi, ecrimisil tahsilatlarında hile. Kültür AŞ üzerinden reklam bütçelerinin örgüte aktarılması.

Terör Bağlantılı İstihdam ve Mali Destek: Kent Uzlaşısı kapsamında terör suçlarından kaydı olan 18 kişinin meclis üyeliği ve başkan yardımcılığına getirilmesi. İmamoğlu’nun 138, Mahir Polat’ın 116 terör kaydı olan kişiyle iletişimi. Gizli tanık beyanları: DİAYDER üzerinden işe alımlar, para trafiği.

Mal Varlığı Artışları: Şüphelilerin (örneğin Mehmet Ali Çalışkan) mali profillerinde uygunsuz artışlar. Reform Enstitüsü gibi vakıfların yolsuzluk için kullanıldığı bulguları.

Belediye İştiraklerinde Sistemli Suç: BİMTAŞ ve İPA’da rüşvet çarkı kurulması, personel alımlarında usulsüzlük. Elden para alımı, imara aykırı gayrimenkul edinimi.

Bu iddialar, MASAK ve Vergi Denetim Kurulu raporları, gizli tanık beyanları ve HTS kayıtlarıyla desteklenmiştir.
Şüpheliler (İmamoğlu dahil) iddiaları reddetmiş, süreci “siyasi kumpas” olarak nitelendirmiştir. Ancak soruşturma, 3.741 sayfalık iddianameyle devam etmekte olup, bazı şüpheliler (örneğin Ahmet Özer)6 yıl 3 ay hapis cezası verilmiştir. X platformundaki tartışmalar da bu iddiaları siyasi bağlamda ele almakta, örneğin CHP’yi “kent uzlaşısı sayesinde seçim kazandı” diye suçlayan yorumlar öne çıkmaktadır.

Motografi

Yazar Profili
Motografi Yönetici Tüm Yazılar

Motografi, 2016 yılında; düşüncenin, bilginin ve hakikatin izini sürme gayesiyle kuruldu. Türkiye ve dünya ölçeğinde siyasal, dini ve sosyal alanlarda yapılan araştırmaları bir araya getiren Motografi, yüzeysel yorumların ötesine geçmeyi hedefleyen bağımsız bir bilgi deposudur. Gündelik tartışmaların hızına kapılmadan; olayları tarihsel, kültürel ve ahlaki bağlamlarıyla ele alır. İncelemeyi, anlamayı ve sorumlulukla düşünmeyi merkeze alır. Motografi için bilgi, yalnızca aktarılan bir veri değil; insanı, toplumu ve zamanı kavrama çabasıdır. Çalışmalarımız; ideolojik körlükten uzak, akademik ciddiyeti gözeten ve hakikate sadakati önceleyen bir bakış açısıyla hazırlanır. Türkiye’nin ve dünyanın karşı karşıya olduğu meseleleri, kısa vadeli gündemlerin değil, uzun soluklu düşüncenin süzgecinden geçiririz. Motografi, düşünenler için bir arşiv; araştıranlar için bir referans; sorgulayanlar için bir durak olmayı amaçlar.

221 Yazı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar