Kaliteli erkek mağaraya girmedi. Sen geç geldin. 

Kaliteli erkek mağaraya girmedi. Sen geç geldin. 
Tepki Ver

Kaliteli erkek mağaraya girmedi. Sen geç geldin.

 

Şikâyet aynı: “32, 35 oldum. Duygusal zekâsı yüksek, işi yerinde, konuşabilen adamlar nerede? Hangi mağaraya saklandı bunlar?” Mağara yok. Piyasa var. Takvim var.

Bu adamlar seni ilk sıraya koymaz. Karakter ikinci katmandır. Birinci katman daha kaba: yaş, enerji, doğurganlık sinyali, birlikte kurulacak hayatın kaç yıl süreceği. Veri de bunu söyler. Erkekler yaşlandıkça aradığı yaş aralığını aşağı açar; yukarı pek açmaz. “Nitelikli erkek 35’inde birden 35 yaşındaki kadını aramaya başlar” masalı, piyasada işlemez.

Doğurganlık hakaret değil, takvimdir. Otuzdan sonra doğal gebe kalma ihtimali düşer, otuz beşten sonra daha sert. Teknoloji vardır, sihir yoktur. Çocuk istemeyenler için denklem değişir; o zaman yaş, enerji ve “yeni hayat” olarak çalışır. Bir kısım erkek tam da bu yüzden eker: “Ben zaten yorgunum, bir de senin birikmiş hayatını taşımam.” Olgunluk değil, konfor. Ama konfor da tercihtir.

“Kaliteli erkek” zaten kıt. Listeye bir de boy, yüz, statü, tutku, ev işi, asla narsist olmama eklenince üst dilim daha da incelir. Yirmilerde yüksek filtre gizlenir. Otuz beşinde aynı filtre havuzu kurutur: bir kısmı evli, bir kısmı çocuklu, bir kısmı kendi liginde daha gence bakıyor.

Kariyer söylemi aklı tek başına bozmadı. Takvimi sakladı. “Önce kendimi tamamla, doğru adam bekler” romantik durur. Biyoloji faiz işletir. Ama sadece ideoloji suçlu değil. Pahalı hayat, geç olgunlaşan erkekler, güvensiz evlilik de geciktirdi. Asıl soru kaba haliyle yararsızdır; işlevsel hali şudur: Hangi yatırımı yaptın, hangisinin faizini şimdi ödüyorsun?

Erkeklerin de yalanı var. “Ben oturmuşum, o yüzden 24 yaşındakiyle daha eğlenceliyim” bazen aşk değil, hiyerarşi ve kaçıştır. Geliri olup bağlanamayan, terapi kelimesi ezberleyip evde öfke kusan adam da “kaliteli” değildir. Piyasa liyakat sistemi değil. Arzu adalet dağıtmaz.

Asıl çarpışma yaş değil, eşzamansızlık. Kadının ekonomik zirvesi otuzlara kaydı. Erkeğin cinsel-romantik eğrisi hâlâ gençlik sinyaline yakın. 24’ündeki kadın oturmamış erkeği beğenmez. 34’ündeki, oturmuş olanı ister. Oturmuş erkek çoğu zaman 24–29’a bakar. Herkes rasyonel sandığı tercihi yapar. Toplamda sistem kilitlenir.

Sonuç basit: Özgürlük senindi. Fatura da senin. Geç kalmak ahlâksız değil; bedelsiz de değil. “Bunlar beni bulsun” diyorsan, hayır. Onlar seni aramak zorunda değil. Sen ya ligi, ya beklentiyi, ya da hayali revize edeceksin. Üçünü birden aynı anda tutmak, isyan üretir.

Partner üretmez.

Kadirhan Türkoğlu 

Yazar Profili
Kadirhan Türkoğlu Yazar Tüm Yazılar

Motografi Genel Yayın Yönetmeni

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

9 Yazı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar